bursa cezaevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bursa cezaevi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2019 Pazartesi

UÇURTMAYI VURMASINLAR: Mehmet Çetin

İkindi üstüydü:
     Voltadayız. Vehbi tahliye olacak. Bizi unut diyorum. ''Olur diyor''. Gülüyoruz... Bizi unutup unutmaman değil aslında vurgulamak istediğim aslolan senin 'dışarda' kendini konumlayışındır, bundandır ki koşulların elverirse bir kez olsun gl diyorum. Bir tepenin yamacında olmalıyız ve nicedir dorukların uzağına düşük. Çık tepeye hiç değilse bir uçurtma gönder diyorum. Oğlun Cansın'ın yüzünü çiz renkli kağıtlara gönder sınırlandırılmış maviliğimize. ''Olur mu?'' diyor. Hayır... Hemen vazgeçiyorum. Nedendir, ''Uçurtmayı vurmasınlar''* geliyor aklıma. Olmaz diyorum. Güzel çocuk Cansın'ın hayat kadar güzel yüzünü gönderme buralara. Götür onu el konmamış bir maviliğe;
     Uçurtmayı vurmasınlar!
     ...
     'Uçurtmayı vurmasınlar' aylardır elimin altında tam olarak 6 aydır okumuyorum. Okuma zevkimin yeterine gelişmemiş olduğundan söz edilebilir. Her ne kadar bu sürede -notlarıma baş vuruyorum da- bir kaç çarpı on kadar kitap ve daha pek çok şey okumuşsam da, bu kitabı değil! Neden? Mutlaka ki bunun bir açıklaması vardır ancak bir konuda fazlaca bir şeyler yazmak istediğimden emin değilim. Hem çok önemli nedenlerde olmayabilir. Alırım bir kitabı ve okumayıp başucumdaki kutuda aylarca saklı tutabilirim. Neden olmasın?
     Yine de birkaç gerekçe getirmeyi denemeliyim.