uzun yolculukların halkıyım, görün:
yurtsuzluğun rüzgârına tutunuşum bundan
bundandır her aşkı son bir yangınla yaşayışım
kürt sürgünü dağlarda her şarkıyla parçalanışım
eskidendi bilmezdim aşkı. öğrendim: görün
yola düşen her kuş sürüsüne katılışım bundan
bundandır çıldırdı ömrüm aşk ihtilali çağrısına
her yürekte bu çığlığa denk düşecek bir karşılığa
çok önceden yıktım ölümü kalbime, görün:
korku düşse de kimi an sularıma ay bundan
bundandır ayışığı öptü yarasını dağyıldızının
sarısabır çiçeğiyle ağulanan şarkısını bir halkın
yurtsuzluğun rüzgârına tutunuşum bundan
bundandır her aşkı son bir yangınla yaşayışım
kürt sürgünü dağlarda her şarkıyla parçalanışım
eskidendi bilmezdim aşkı. öğrendim: görün
yola düşen her kuş sürüsüne katılışım bundan
bundandır çıldırdı ömrüm aşk ihtilali çağrısına
her yürekte bu çığlığa denk düşecek bir karşılığa
çok önceden yıktım ölümü kalbime, görün:
korku düşse de kimi an sularıma ay bundan
bundandır ayışığı öptü yarasını dağyıldızının
sarısabır çiçeğiyle ağulanan şarkısını bir halkın
(…)
s.52, Piya Kitaplığı, 2. Baskı, 2002.
“insanın görülmemiş derecede küçümsendiği ve çaptan düşürüldüğü günümüzde kişinin en ivedi ve en soylu görevi olayları şarkılaştırmak olmalı. Kuşkusuz bu gerçeğin bilincine varacak, insanın insanca sözüne ve onun bülbülleri bile susturabilecek orkestrasına katılma yürekliliğini gösterecek hayli insan var.”
Louıs Aragon (gerçekçiliğin boyutları-toplumsal dönüşüm yayınları)
Aragon’un bu sözleri söylediği dönemi hatırlayacak olursak olayları şarkılaştıran yürekli insanları tahmin edebiliriz. Aragon da o insanlardan biriydi. Bu sözler hala güncelliğini korumaktadır.Günümüz Türkiye’sinde bu gerçeğin bilincine varan,insanın insanca sözüne ve onun bülbülleri bile susturabilecek orkestrasına katılma yürekliliğini gösteren insanlardan biri de şair Mehmet Çetin’dir.