| DİŞLERİMİ KARIŞTIRIRKEN |
ithaf, itham ve ihtilaf günlükleri
mehmet çetin
ithaftır (!)
toplumsal -ve hatta muhalif- belleğimizin kıyısına köşesine atılmış, belki de silinmiş bir hatırlatmayla başlayalım söze.
geçmiş zamandır: generaller, politik iktidar erkine el koymuşlar. devlet sımsıkıyönetimli günlerle hayatımızı zehretmektedir. o vuremirli günlerde birinci ordu sıkıyönetim komutanlığı askeri savcısı -hadi belleğimizi yoklayalım- şu hayli ünlü süleyman takkeci bir çağrı çıkarır. uzun bir listedir bu; muhalifler tutuklanmakta, gözaltına alınmakta, işkence görmekte, zındana atılmaktadır. kimisi kaçmaya çalışırken (!) ya da işkencede öldürülürken kimisi de darağacına çıkarılmaktadır. bir de aydınlarımız, sanatçılarımız, sendikacılarımız vardır; bunlar için vuremri çıkarılmamıştır henüz; ama bunların da gelip birinci ordu sıkıyönetim komutanlığı askeri savcısına ifade vermesi istenmektedir.
derken, hepbirlikte selimiye’nin yolunu tutarlar. ama o kadar çoklar ki -ve daha önce hiç böyle buluşamamışlarken- sayın savcı bile şaşırır bu duruma; hepinizin bugün gelmesine gerek yok, kiminiz yarın da gelebilirsiniz..
bu, geçmiş zaman mıdır? |

